Mavikilise.com - Ölümden Korkuyor Musun?
OpenClose
Flaş Haberler

MALATYA DAVASINDA KASETLER YOK EDİLDİ AMA NOTLAR ELDE

"ADAMLARI HATIR HUTUR KESTİM, UYUYAMIYORUM'
 
Katliam sanığı Günaydın tedavi altındayken bir jandarmaya, 'Adamları ekmek bıçağıyla hatır hutur kestim. Uyuyamıyorum, bunu sana söyledim' demiş
Esra Alus

Malatya Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesinin bir numaralı sanığı Emre Günaydın'ın tedavi altındayken çekilen, ancak daha sonra silindiği belirlenen kasetlerde uyku arasında tüyler ürperten bir itirafta bulunduğu anlaşıldı. Yoğun bakımda bir ay kalan Günaydın'ın, uyandığı bir sırada "Hacı abi" diye seslendiği, jandarma görevlisinin "Ne oldu?" demesi üzerine, "Adamları ekmek bıçağıyla hatır hutur kestim. Uyuyamıyorum, bunu sana söyledim, rahatladım" dediği tutanaklara geçti.

61 numaralı kaset

Davanın 31 klasörlük dosyasında yer alan tutanakta, kaydı silinen 61 numaralı kasetin içeriğine ilişkin bilgiler yer aldı. Jandarma Uzman Çavuş Hüseyin Aslanpençesi tarafından tutulan tutanakta şöyle denildi: "12.05.2007 günü saat 21.15 sıralarında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi ikinci kat, Endokrinoloji Bölümü özel odada yatarak tedavi görmekte olan şüpheli Emre Günaydın'a ait odada, emniyet ve jandarma ekipleri tarafından gerekli güvenlik önlemleri alınmış bir vaziyette görev ifa edildi. Bu sırada şüpheli Emre Günaydın kalmakta olduğu özel odadan "Hacı abi" diye görevli ekiplere seslenmiş olup, şüpheli Emre Günaydın'ın kalmakta olduğu oda kapısında görevli Uzman Çavuş Hüseyin Aslanpençesi giderek Emre Günaydın'a 'Ne oldu?' diye seslendi. Günaydın'ın 'Ben geçen hafta Malatya'da üç misyoner tespit ettim. Adamları ekmek bıçağıyla hatır hutur kestim. Uyuyamıyorum, bunu sana söyledim, rahatladım' dediği, daha sonra 'Amcamın oğlu Abuzer, bir de Mehmet veya Memiş diye biriyle birlikte kestik. Yer de Zirve Yayınevi' şeklinde konuştuğu, ayrıca 'Abi beni buradan kaçır, seni yaşatırım' dediği tespit edilmiştir."
Tutanağın altında iki jandarma görevlisi ile iki polis memurunun isim ve imzaları da yer aldı.
 

Birebir Sohbet

Radyo Maranata

start Player 

isamesih.org

Hıristiyan TV


--------------------------

Kullanıcı Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Yeni Yaşam Yayınları

 

 

 

Kimler Çevrimiçi?

Şuanda 6 misafir bağlı

Anketler

Sizce Kilise Ne Demektir? .
 
ANA SAYFA
Ölümden Korkuyor Musun? PDF Yazdır E-posta
Yazar MAVİ KİLİSE   
Thursday, 12 June 2008
 Tabii ki, fiziksel ölmemiz bir gün bir an içinde olup geçecektir; bu olayda korkulacak pek bir şey yoktur. O anda acı çeksek bile geçicidir. Oysa insanın ölüm olayı karşısında asıl korktuğu şey - hem dünyadan ayrılan hem hayatta kalan aile ve dostları için - bilinmeyen ölüm sonrasıdır. İnsan, bilmediğinden en fazla korkar.
Ölümden korkmanın esas nedeni nedir? Bilinmeyenden mi korkuyoruz yoksa yok olmaktan mı? Ölümden korkmamanının çaresi vardır...

 

Ölüm korkusu deyince akla ne gelir? Bizim aklımıza başta İncil gelir; Çünkü tarihte bu konuda en fazla öğreten, öğretişleri en yaygın bilinen ve yayılan, İsa olabilir. En doğru öğretenin de İsa olduğuna inanırız. Ayrıca İsa tek bir tür ölüm olayı değil, hem fiziksel hem de daha çok ruhsal ölümü vurgulamıştır. Birincisini geçici bir olay olarak, ikincisini ise korkunç ve sonsuz bir olay olarak değerlendirmiştir.

 Tabii ki, fiziksel ölmemiz bir gün bir an içinde olup geçecektir; bu olayda korkulacak pek bir şey yoktur. O anda acı çeksek bile geçicidir. Oysa insanın ölüm olayı karşısında asıl korktuğu şey - hem dünyadan ayrılan hem hayatta kalan aile ve dostları için - bilinmeyen ölüm sonrasıdır. İnsan, bilmediğinden en fazla korkar.

Ölüm korkusu İncil'in öğretişinde sebepsiz ve yersiz bir duygu değildir. Tam tersine, bu duygunun arkasında çok mühim bir gerçek vardır. İncil şöyle açıklıyor: Ölüm günahın ücretidir. Eğer günahlarımız bağışlanmamışsa ve Tanrı ile barışmış değilsek, ölümden haklı yerde korkuyoruz. İnsanın, günah içinde yaşarken Tanrı'nın adil yargısından korkmaya gerek görmemesi akılsızlık değilse nedir?

Ama Tanrı, insanın günah işlemesiyle bütün insanlara yayılan ölümü sonsuz bir ceza olarak çarptırmak istememiştir. Bu yüzden, günah etkisiyle zayıf kılınan bizler için İsa yukarıdan gönderilmiştir.

Duyduğumuz ölüm korkusunun yararı elbette vardır; çünkü Tanrı'nın gönderdiği Kurtarıcı İsa'ya ihtiyaç duymamızı sağlayabilir. Ama Tanrı'nın isteği ölüm ve korkusunu yok edip insana sonsuz yaşam bağışlamaktır. İsa bunu, günahı ortadan kaldıran kendi ölümüyle gerçekleştirmiştir. İncil şöyle açıklıyor: ''Evet, biz daha çaresizken İsa Mesih, belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü. Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi de göze alır. Tanrı bize olan sevgisini şununla kanıtlıyor: biz daha günahkârken, İsa Mesih bizim için öldü.''

Sorabilirsiniz ki, İsa ölümü kendi ölümüyle nasıl yok etti? İsa, insan Tanrı'ya değil Tanrı'nın insan için sunduğu kurban olarak günahlarımızı nasıl bağışlamıştır? İsa'nın mükemmel fedakârlığı benim başarısızlığımı nasıl halledebilir? ... Kabul ediyoruz ki, İncil'in böyle gibi sorulara cevaplarını anlamak hiç kolay gelmeyebilir. Çünkü sonsuz yaşama kavuşturan gerçek ve inanç Tanrı'nın işi ve hikmetidir. Tanrı'nın kurtuluşunun büyük sırrını bize açıklamazsa zaten anlamamız imkânsızdır! Ama İsa diyor ki, ''Tanrı'dan dinleyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.''

Sizinle şahsen tanışmadığımız halde bize göndermiş olduğunuz kupon neticesinde mektup arkadaşı olacağımızı umarım. Amacımız - eğer bu konu ile ilgilenecek olursanız - sürekli bir şekilde mektuplaşarak sizinle derin, kalıcı ve samimi bir diyalog kurmaktır. Bizler, hayatlarımızda İsa Mesih'in kurtuluşunu birer birer tatmış, tecrübe etmiş kişileriz. O yüce zat, bizleri günahtan, anlamsızlıktan, ruhsal bir boşluktan ve ölüm korkusundan kurtardığı gibi, sizi de aynı şekilde kurtarmaya, hayatınızı en derin şekilde etkilemeye kadirdir. Uğraşımız size bir din, mezhep yahut yeni bir ''yol'' ulaştırmak değildir. Daha ziyade, çarmıhta sizin için ölmüş ve üç gün sonra mezardan dirilmiş olan İsa Mesih'i yaşayan, diri ve hayat verici bir şahıs olarak tanıtmak istiyoruz.

Ölüm konusunda en önemli noktaları özetlesek:

1) Ölüm insanın günah işlemesi sonucudur. Ölüm olayı da sadece fiziksel bir olay değildir. Ölüm, tarih içinde ruhsal bir olay olarak başlamış, ondan sonra insan ilişkilerinde belirmiş, en sonunda da fiziksel olarak tamamlanmıştır. İncil şöyle açıklıyor: ''içinde yaşadığınız suç ve günahlarınızdan ötürü ölüydünüz... Ötekiler gibi doğal olarak gazap çocuklarıydık... ama merhametli bol olan Tanrı bizi çok sevdiği için, suçlarımızdan ötürü ölü olduğumuz halde, bizi Mesih ile birlikte yaşama kavuşturdu.'' Burada ''ölü'' denilen insanlar fiziksel yaşamakta oldukları halde ruhsal ''ölü'' olanlardır. İncil'de ölüm çok kapsamlı bir olaydır. Hayat da çok zengin ve kapsamlı bir gerçektir. Tanrı'nın bizim için isteği ruhen ve bedenen sonsuz yaşamamızdır. Ama eğer Tanrı'nın lütfuna sığınmazsak, her düşündüğümüzden daha da korkunç bir olay vardır: sonsuz ölümdür. Bunlardan başka fiziksel hayat ve ölüm ikinci sıraya gelir.

2) Tanrı'nın isteği ölümü yok edip insanı sonsuz yaşama kavuşturmaktır. Bu bir masal veya kurgubilim fikri değildir. Bu Tanrı'nın insana değişmez sözüdür. Tanrı, her düşündüğümüzden çok daha güzelini yapabilecek güçtedir; zaten İsa ile sonsuzluklar için yapmış bulunuyor,bu müjdeyi insana sunmaktadır. İncil'de şöyle açıklıyor: ''İsa, ölüm gücüne sahip olanı, yani İblis'i, ölüm aracılığıyla etkisiz halde getirmek üzere onlarla aynı insan yapısını aldı. Bunu, yaşamları boyunca ölüm korkusu yüzünden köle olmuş olanların hepsini özgür kılmak için yaptı. İsa diyor ki, ''Tanrı dünyaya o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.''

3) Bir insan İsa'da olan lütfüyle bağışlanmaya sahip değilse ölümden çok haklı olarak korkar; çünkü Tanrı'nın yargısı adil ve sonsuzdur. İsa şöyle öğretti: ''Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur... Beni öldüren, ama canı öldürmeye gücü yetmeyenlerden korkmayın. Hem canı hem de bedeni cehennemde mahvedecek güçte olan Tanrı'dan korkun.''

Yerli basılan bir dergide şöyle bir ilanı okudum: ''Ölümü, hayat yolculuğunda size eşlik eden bir dost gibi görmeye başlayabilirsiniz.'' Ama günahların bağışlanmasını içermeyen bu gibi fikirlere kanmayın; çünkü Tanrı sizi ölümden kurtarıp yeni ve sonsuz yaşama kavuşturmak istiyor. Tanrı bu kurtuluşu şansa bırakmadı. Bu kurtuluş her insana kesin bir sunuştur. Gerçek yaşama sahip olup olmadığınızı İsa'yla net olarak bilebilirsiniz.

 
Günahlarınızın bağışlanmış olduğunu bilmiş olabilirsiniz. Eğer bilmiyorsanız, buna kavuşmuş değilseniz işte. Çünkü bu bilinçli bir karar ve inançtır. Arkadaşımız, ölmeden önce (Allah korusun) Tanrı ile barışmış olduğunuzu İsa'yla bilmiş olun. Tanrı'nın sevgisini, her an her insan için sonsuz hayatın başlangıcı olan İsa'yla tatmış olun. Tanrı'nın İsa'yı ölümden dirilttiğine yürekten iman eden, kurtuluş için Tanrı'ya yakaran herkes kurtulacaktır.

 

Son Güncelleme ( Thursday, 12 June 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >