Mavikilise.com - BASIN AÇIKLAMASI!...
OpenClose
Flaş Haberler
Zanlıların kanlı elbiseleri aynı poşete konuldu, kanlar birbirine karıştı. Cinayeti kimin işlediği belli değil!19.12.2007 10:51

Malatya'da 18 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen ve 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan yayınevi baskınıyla ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir skandal daha ortaya çıktı. 5 sanığın delil olarak el konulan kıyafetlerinin aynı torbaya konularak Ankara Kriminal Polis Laboratuarı'na gönderildiği belirlendi.

 

Birebir Sohbet

Radyo Maranata

start Player 

isamesih.org

Hıristiyan TV


--------------------------

Kullanıcı Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Yeni Yaşam Yayınları

 

 

 

Kimler Çevrimiçi?

Şuanda 4 misafir bağlı

Anketler

Sizce Kilise Ne Demektir? .
 
ANA SAYFA
BASIN AÇIKLAMASI!... PDF Yazdır E-posta
Yazar MAVİ KİLİSE   
Wednesday, 14 May 2008

 Kurtuluş Kiliseleri Derneği, 8 Mayıs 2008 basın açıklamasıdır;

 

5 Nisan 2008 Salı günü 17.40 civarında Ankara’da bulunan Ankara Kurtuluş Kilisesinin ibadethanesine gelen kimliği belirsiz bir kişi önce kapıyı çalmış, açılmayınca kilise önünde arabasıyla ilgilenen cemaat üyelerinden birine yaklaşıp, “Papaz nerede?”  diye sormuştur. “Sen buraya  mı takılıyorsun?” demiştir.

Arkadaşımız kilise görevlisinin Pazar günü kilisede olabileceğini ifade etmiş ve neden sorduklarını merak etmiş, sonra kilise önüne park etmiş beyaz renkli bir araçtan takım elbiseli başka biri çıkmış ve ameliyat eldivenli sağ elinde tuttuğu silahını ona doğrultmuştur. Arabanın arkasına saklanan kilise üyesini arabanın öbür tarafından yine sıkıştırmış ve kaçmaya çalışırken telefonuna sarılan kilise üyesine, “Polisi mi arayacaksın, boş yere arama biz de polisiz” demiştir. Arada bir sürü anlaşılmaz söz ve tehdit savuran silahlı kişiden kendini kurtararak karakola bilgi vermiştir.

Elinde ameliyat eldiveni ve bir silahla papazı soran kişiler ne için gelmiştir? Kapının açılmaması ve kilise görevlilerinin orada olmaması belki de hayatını kurtarmıştır. Mutlak bir cinayetin sınırından dönülmüştür.

Olayın emniyet güçlerine intikal etmesinden sonra emniyet güçleri olanca güçleriyle şüphelileri yakalamak için çaba sarf etmektedirler, ancak şurası gerçektir ki korku içinde silahtan kendini korumaya çalışan kilise üyesi arkadaşımızın ifadeleri ile şüphelileri yakalamak zordur.

Ancak yakalansa bile artık Türk Protestan Kiliseleri yöneltilen saldırılardan kendilerini bir türlü koruyamamaktadırlar. Takdir edilmelidir ki, ibadet özgürlüğü en temel haktır ve herhangi bir saldırıya uğrama korkusu taşımadan yaşanması gerekir.  Oysa, son zamanlarda yaşanan gelişmeler ibadet özgürlüğünün ne denli kırılgan olabileceğini ve özellikle hedef alınan Protestan cemaatin endişeye kapılmak için ne denli geçerli sepebleri olduğunu göstermiştir. 2007 yılında kiliselere yönelik kayıtlı saldırıların sayısı 19’dur. İçinde bulunduğumuz yılın başından bu güne kadar gelen saldırıların sayısı şimdiden 7’dır. Ki bu seneki saldırılar daha çok öldürmeye ve ortadan kaldırmaya yönelik planlı saldırılardır. Birçoğunu olay gerçekleşmeden emniyet güçleri engellemiştir. Bunların içinde kilisede katliam yapma planıda bulunmaktadır.

18 Nisan 2008 tarihinde Malatya Zirve kitabevinde bir Alman (Tilman Geske) ve ikisi Türk (Necati Aydın, Uğur Yüksel) üç kişiyi hunharca katletmişler ve suç üstü yakalanmışlardır. Bunun ardından saldırıların azalacağı ya da duracağı düşünülürken saldırılar artmış ve çeşitlenmiştir. Ülkemizde herkes gibi yaşama hakkına sahip olan Hıristiyanların dükkanları, kiliseleri ve kurumları doğrudan fiziksel saldırılara maruz kalmıştır. Kiliselerde hizmet eden din görevlileri ve Hıristiyanlara ait kurumlarda çalışanlara yönelik tehditler arttıkça artmıştır.

Tabii ki öncekine nazaran daha fazla sivil toplum desteği sağlanmış ve basın mensupları önceki yıllara göre daha hakkaniyetle yayınlar yapmışlardır, ama hoşgörüsüzlük zemini maalesef yerinde durmaktadır. Bu tahammülsüzlük zemini ortadan kaldırılmadıkça Hıristiyanlara yönelik saldırılar da son bulmayacaktır. Devletin güvenliğimizi etkin bir şekilde sağlamasını ve bu tip hoşgörüsüzlüklere zemin hazırlayan koşulları ortadan kaldırmak amacıyla gereken adımları ivedilikle atmasını istiyoruz.

Bu tür saldırılar ardından maalesef yetkililerden güçlü kınamalar, bu ülkenin öz evlatları olan Türk Hristiyanları savunan sözleri  ne işitiyor, ne okuyoruz.  Mesele  tehdit alan kişilere koruma verilmesi değil koruma ihtiyacının kaldırılması girişimidir ve maalesef devletimizden bunu göremiyoruz.  Neden diye sormak istiyoruz? Neden kötülenip hedef gösterilmemize göz yumuluyor?"

TC  vatandaşları olarak bu saldırıyı kınıyor ve herkesin bu tip saldırlara karşı direnç göstermesini istiyoruz. Zira zaman içinde ülkemiz tek tip düşünmeyen kimsenin yaşayamayacağı bir yer haline gelecektir.

Kurtuluş Kiliseleri Derneği

8 Mayıs 2008

Son Güncelleme ( Wednesday, 14 May 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >